google.com, pub-9083664284382284, DIRECT, f08c47fec0942fa0
19 Ağustos 2022 Cuma

SAMET MEMİŞ Biyografi

sametmemiş

Türkiye Siyaset Tarihinin Duayen İsimlerinden Merhum Dr. Sadettin Bilgiç'in Hatıralarım İsimli Kitabından, "Doğru yol partisinin kuruluşu" Doğru yol partisinin kuruluşu Zincirbozan'a giderken Söğüt

Türkiye Siyaset Tarihinin Duayen İsimlerinden Merhum Dr. Sadettin Bilgiç'in Hatıralarım İsimli Kitabından, "Doğru yol partisinin kuruluşu"

Doğru yol partisinin kuruluşu

 Zincirbozan'a giderken Söğütözü'nde toplanmıştık. Demirel, Ben, Menteşe, Sezgin, Cevheri'nin arabasına bindik. Yolda takip edilecek hattı hareketi konuştuk. Yeniden ve acele bir parti kurulmasına karar verdik. Sezgin ve Cevheri'ye, başta Aydın Menderes olmak üzere 10 yıl yasaklı AP Genel idare Kurulu Üyeleri ve isimlerini verdiğimiz arkadaşlarla temas ederek, geniş tabanlı bir parti hazırlığı yapılması gerektiğini söyledik. Bu arkadaşlarla temas ederek geniş tabanlı bir parti hazırlığı yapılması gerektiğini söyledik. Bu arkadaşlar geniş temaslar yapacakları yerde maalesef kendilerince öncelik verdikleri arkadaşlarla temas etmişlerdi. Şartlar çok ağırdı. Temas etmek istedikleri arkadaşların çoğu ya kaçıyor ya da olumsuz cevap veriyordu. Fakat Cevheri ve sezginin de, 10 yıl yasaklı AP genel idare kurulu üyelerinden sadece istedikleri ile temas ettikleri muhakkaktı. 21-22 gün çalışarak kuruluş hazırlıklarını tamamladılar. Partinin adının Doğru yol olması gerektiğini zincir bozanda kararlaştırdık. İlk kuruluş dilekçesi 37 kurucu ile 23 Haziran 1983'te verildi. Dördü dışında bütün kurucular veto edildi. Kalan 4 kurucu, aralarında Ahmet Nusret Tunay'ı genel başkan seçtiler. Sezgin ve Cevher ile temaslarını sürdürerek kurucuların sayısını 30'a tamamladılar. Fakat 16'sı tekrar veto edildi. Konsey seçimin başlangıç tarihine kadar kurucuların tamamlanmasına imkan vermedi. ANAP, MDP ve HP'ten de vetolar oldu. Ancak sonunda Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı partinin seçimlere girmesine diğerlerinin kuruluşlarını tamamlayamadılar diye sokulmamasına karar verildi.

 Bu karar zincir bozan da canımızı çok sıktı. Ama Yapılacak bir şey yoktu. Konsey bununla da yetinmedi. seçim zamanı partilerin adaylarının çoğunu veto ederek onların dengesini de bozdu. Bütün bunları Sözde nizam-ı alem için yapıyordu. fakat Kanunen yasaklı olmayan kişileri hangi ölçü ile veto ediyor veya kabul ediyordu belli değildi. Bozulan hukuk düzenini düzeltmek iddiasında olanların anayasa ve yasalara uyanları neye göre veto ettikleri belli değildi.

 Ben Almanya'da iken dünürüm Kamil Yazıcı ila ortağı İzzet Özilhan da münih'deydiler. Turgut Sunalp Paşa'nın MDP'sinin kazanacağını söylüyorlardı. İş vatandaşa kaldığına göre buna imkan olmadığını, ANAP'ın kazanacağını anlatmaya çalıştım. Gerçekten de Anavatan Partisi yüzde 43.5 oy alarak seçimleri kazandı. 

Almanya'da değişik kentlerde Türk vatandaşlarla toplantılar yaptım. Hristiyan Demokrat Parti temsilcileri ile Schewars vasıtasıyla temas ediyordum. seçimlerde oy vermek kadar, vermemek de vatandaşın hakkı değil mi? Oy kullanmamaya ceza varsa da, boş zarf atana ceza yoktu. Fakat seçmen böyle yapmamış, önüne kim gelmişse ona oy vermişti, ANAP %43.5, MDP %23, HP %30.5 Oy toplamıştı. Bu durumda devletten devlete, mecliste meclise temas ve yardımların yapılabileceğini, hür demokratik parlamenter sisteme inanıyorlarsa, partiden partiye teması "AP kapandı. ANAP sağda bir partidir. Mecliste temsil ediliyor diye bu parti ile yapmamaları gerektiğini en az 12 yetkili parlamentere anlatmama rağmen, ANAP'ın muhafazakar parlamenter birliğine davet ettiler. "Seçimlere girmedi, mecliste temsilci yok" diye DYP ile temasa gerek duymadılar. Avrupalıların Türkiye'nin meselesine bakışı böyle idi.

Yorumlar0
Onay Bekleyenler0

Okuyucu Yorumları