24 Ağustos 2019 Cumartesi

Felçli annesine gösterdiği özen ve şefkatle, tüm Türkiye'nin 'Vefalı Genç' diye tanıdığı Erdem Candar'ın annesi Belgin Birgül, tek başına destek almadan yürümeye ve cümle kurmaya başladı. Daha önce sadece kelimeleri söyleyebilen Birgül'ün ilk kurduğu cümleyse, ‘Oğlum seni seviyorum' oldu. Annesinin konuşabilmesi için hayatını ona adayan Erdem Candar da, "Üstümde 60 yaşındaki bir insanın yorgunluğu var. Ama gerçekten buna değdiğini düşünüyorum” dedi.


Antalya'da yaşayan ve henüz 17 yaşındayken babasının sağlık sorunları nedeniyle eğitim hayatını bırakmak zorunda kalan Erdem Candar, iş hayatına atılarak evin geçimini üstlendi. Babasını 2006 yılında kalp yetmezliği ve KOAH'tan dolayı kaybeden Erdem Candar, 1,5 yıl önce ise annesi Belgin Birgül'ün sol şah damarında tıkanma oluştuğunu ve konuşma yetisini kaybettiğini öğrendi.



Babası için okulunu, annesi için işini bıraktı


Babası için okulunu, annesi için ise işini bırakan vefalı genç, bu sefer de annesinin hayata tutunması için mücadele etti. Daha önce yapılan haberler sonrası Erdem Candar'ın yaşadığı zor süreç, hayırseverlere ulaştı. Sağlık Bakanlığı'nın da devreye girmesiyle Erdem Candar'ın annesi için gerekli tedaviler yapılmaya başlandı.



Türkiye'nin yüreğini sızlattı


Hikayesiyle tüm Türkiye'nin yüreğini sızlatan Erdem Candar ve annesi Belgin Birgül'e, bir çok şehir ve yabancı ülkedeki hayırseverlerden yardım yağmaya başladı. İlk olarak İstanbul'dan bir hayırsever, Belgin Birgül'ün tedavisi için gereken 40 bin liralık ameliyat masrafını tek kalemde Erdem'e ulaştırdı. Ardından Sağlık Bakanlığı devreye girerek, anne Birgül'ün özel bir rehabilitasyon merkezinde fizik tedavi ve konuşma terapisi ücretsiz olarak almasını sağladı. Doktorların 4 ayda konuşur dediği Belgin Birgül, 4 seansta konuştu, ilk sözüyse oğlunun hayal ettiği ‘Erdem' sözü oldu. Anne Birgül bunun yanı sıra ‘Gel, masa, git, Erdem sus, ekmek, su, yemek” gibi temel ihtiyaçlarını belirtecek kelimeleri de kullanmaya başladı.


Destek bununla da sınırlı kalmadı. Türkiye'nin birçok şehrinden hayırseverler, ailenin evinin mobilyalarını sıfırdan yeniledi. Aile Sosyal ve Politikalar Bakanlığı, Muratpaşa Kaymakamlığı, İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri Erdem'in annesinin tedavisinin sürekliliği için gerekli adımları attı. Yetkililer Belgin Birgül'ün fizik tedavi ve konuşma terapisinin devam ettirilebilmesi için tüm olanakları seferber etti. Türk halkı manevi olarak da anne ve oğlunu bağrına bastı. Gencinden yaşlısına binlerce kişi Erdem ile annesine telefon ve sosyal medya aracılığıyla ulaştı, dualarla yanında olduklarının mesajını verdi.



Cümle kurmaya ve dışarı çıkıp gezmeye başladı


Aylarca süren konuşma terapisi, fizik ve elektroliz tedavileri zaman ilerledikçe Belgin Birgül'de şaşırtacak derecede gelişmeler sağladı. Birgül, daha önce destek olmadan ayakta duramazken, şuanda tek başına yürüyebiliyor, oğluyla birlikte dışarıya çıkıp gezintiye dahi çıkıyor. 2-3 ay öncesine kadar sadece kelimeleri söyleyebilen Birgül, şuanda ise “Ben iyiyim, siz nasılsınız? Bugün hava güzel. Oğlum ekmek al. Erdem, seni seviyorum oğlum” gibi cümleler kurup kendini ifade edebiliyor ve oğluna olan sevgisini gösteriyor.



İlk cümlesi "oğlum seni seviyorum" oldu


Annesinin en iyi noktaya gelmek üzere olduğunu dile getiren Erdem Candar, konuşma antrenmanlarının sürdüğünü aktardı. Candar, annesinin tüm kelimeleri artık kullanmaya başladığını ifade ederek, “Şu anda sadece kendini ifade edebilme ve hafızasını tekrar kazandırma aşamasındayız. Oğlum ekmek al, hava güzel, beraber gezelim. Beraber yürüdük biz bu yollarda gibi cümleyi artık söylemeye başladı. Önceden yürüme aksanında problem vardı. Daha önce vücut fonksiyonları yatalak bir haldeyken, aldığımız elektroliz ve fizik tedavileri şuanda ayağını kullanmasına yardımcı oldu. Hatta merdivenleri dahi tek başına desteksiz çıkabiliyor. Sadece sağ elinde kavrama sorunu var bilek kısmından” diye konuştu.


Annesinin ilk konuştuğu kelimenin ‘Erdem', cümlesinin ise “Oğlum seni seviyorum” olduğunu belirten Candar, “Allah senden razı olsun demeye başladı. Bazen çok duygulandı, yerlerde ağladığı oldu. Çünkü bize bunu ilk başlarken annen hiç konuşamayacak, yatalak kalacak demişlerdi ve biz tamamen ümitsizlik boşluğuna düşmüştük. Şimdi çok şükür, her şeyi tersine döndürmeyi başardık” dedi.



“Üstümde 60 yaşındaki bir insanın yorgunluğu var, ama buna değer”


Candar sözlerine şöyle devam etti:


“Küçükken annelerimiz bizimle uğraşırdı. Demek ki hayatta ters düz olma durumu oluyormuş. Şimdi de o benim öğrencim, evladım gibi. Bende ona bakmaktayım. Bu konuda elimden gelenin fazlasını yaptığıma inanıyorum. Çünkü o Allah'ın bir emaneti sonuçta. Bu süreç içerisinde kadın olmanın da çok zor olduğunu anladım. Bir şeyi öğretmenin, özellikle hastalara böyle bir şeyi kavratmanın çok zor olduğunu anladım. Üstelik tek başına bunu yapabilmenin zorluğunu daha çok iyi anladım. Üstümde 60 yaşındaki bir insanın yorgunluğu var. Ama gerçekten buna değdiğini düşünüyorum. Annem artık konuşmaya başladı, eskisi gibi yatalak değil, hayata tekrar tutundu. Onun güler yüzünü gördükçe benim yorgunluğum geçiyor.”

Yorumlar0
Onay Bekleyenler0

Okuyucu Yorumları