23 Eylül 2019 Pazartesi

Olay, 17 Temmuz 2015 tarihinde Aksaray'ın Ağaçören ilçesine bağlı Camili köyünde meydana geldi. Aksaray İl Sağlık Müdürlüğünde memur olarak görev yapan Mehmet Akif Güçlü (35), Camili köyünde yaşayan anne ve babasını ziyaret için ailesiyle birlikte gittiği köyde, ziyaret sırasında önceden aralarında alacak verecek meselesi bulunan kuzeni Yüksel Güçlü (45) ile karşılaştı. İki kuzen arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü ve Yüksel Güçlü belinde taşıdığı tabancayı çıkartarak Mehmet Akif Güçlü'ye ve daha sonra babasına sarılan Can Güçlü'ye ateş ederek öldürdü.

“Kardeşim ve yeğenimin mezarına başım dik gitmek istiyorum” 

Olayın ardından 4 yıl geçmesine ve cinayet zanlısının kimliğinin bilinmesine rağmen hala yakalanamadığını belirten Mehmet Akif Güçlü'nün ablası Saynur Güçlü Yüksel (40), “Katil zanlısı Yüksel Güçlü, amcamın oğlu olur. Kardeşim ve yeğenimin canına kastetti. Hiçbir sebep yokken, hiçbir sorgu, sual olmadan ikisinin de canına kastetti. O tarihten bu tarafa hiçbir haber alamıyoruz, bulunamıyor. Ben Cumhurbaşkanımıza seslenmek istiyorum. Eminim ki haberleri olduğu takdirde bana da yardım elini uzatacaktır. Kardeşimin ve yeğenimin canına kasteden zalimin ve o zalime yardım ve yataklık edenlerin araştırılarak bulunup, adalet önünde yargılanmasını istiyorum. O zalimin bulunduğu takdirde kardeşim ve yeğenimin yanına başım dik bir şekilde bulunduğunu haber vererek gitmek istiyorum” dedi.

“Biz ailece bu acıyla kavruluyoruz” 

Oğlu ve torunu öldürülen Ferazi Güçlü (60) da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne inandığını ve güvendiğini belirterek, “17 Temmuz 2015 yılı Ramazan Bayramı'nın 1. günü oğlum ve torunum Camili köyüne yakınlarına bayramlaşma ziyareti amacıyla gitmişlerdi. Bu Yüksel Güçlü denen katil, katil diyorum, zanlı demiyorum çünkü tanıkların sabit ifadelerine göre katil olduğu besbelli. Bayramlaşma bahanesi ile babamın evine çocuklarım oradayken bu katil de 2. defa geliyor. Bizim geleneklerimize göre bir yere 2 defa bayramlaşmaya çok önemli bir mazeret olmadıkça gelinmez. Bu adam 2. defa geliyor, bayramlaşma bahanesiyle benim çocuğuma yaklaşıyor ve hiçbir şey söylemeden fiilini gerçekleştiriyor. Ateşli silahla fiilini gerçekleştiriyor. Elini kolunu da sallayarak kaçıp gidiyor. Aradan 4 yıl geçmesine rağmen hakkında yurt içi ve yurt dışında arama kararı olmasına rağmen bu adam bulunamıyor. Bu adamın Türkiye'de ailesinden kimse yok, kardeşleri annesi Avusturya'da kalıyor. Kendisi Türk kökenli Avusturya vatandaşı olarak İsviçre'de kalıyor. Bunun çocukları Avusturya'da yalan yanlış adresler göstererek sosyal yardım alarak hayatlarını idame ettiriyorlar. Avusturya'da ailesine de gizlice gelip gittiğini haber alıyorum. Devlet yetkililerimize defalarca yazmama, yazışmama rağmen hala bir sonuç alınamıyor, alamıyoruz. Biz ailece bu acıyla kavruluyoruz. Önce Allah'ın, sonra da hükümetimin, yargının adaletine haddinden fazla muhtaç ve ihtiyaç duyuyoruz. Bu adamın elbette ki sahte kimlik ve değişik kıyafetle dolaştığı malum. Yoksa bugüne kadar barınması mümkün değil. Ben daha hala Türkiye Cumhuriyeti yargısının ve yetkililerinin üzerinde olan güvenimin sarsılmasını istemiyorum. Hala güven besliyorum, hala o mutlu haberi bekliyorum. İçimizdeki acımızı bir nebze olsun hafifletecek haberi hala bekliyorum. Yargı önünde o vicdansızın hesap verdiğini görmek istiyorum” şeklinde konuştu.  

Yasin Can

Yorumlar0
Onay Bekleyenler0

Okuyucu Yorumları